

Ey örtüsü
namusumuzun perdesi olan müslüman kadını!
Ey örtüsü
namusumuzun perdesi olan müslüman kadını!
Senin yüzündeki nur
iman kandilimizin sermayesidir.
Yaratılışındaki safvet; Hak’tan bize rahmettir
dinimizin kuvveti
ümmetimizin varlık esasıdır.
Evladımız sütten kesilir kesilmez
ona kelime-i tevhidi ilk öğreten sensin.
Senin muhabbetin
bizim halimizi
fikrimizi
sözümüzü
işimizi tanzim eder.
Ey dini nimetlerin kendisine emanet edildiği İSLAM kadını!
Hak dinin kor ateşi
senin nefesinden alev almıştır.
Bu asır iki yüzlüdür
hilekardır;dışı süslüdür ancak
içi kokuşmuştur.
Bu asrın haramileri din yolundaki kervanların yolunu keser.
Bu asrın basireti kördür; hakkı tanımaz.
Ancak insanlıktan çıkmış kişiler bu asrın nefsani zincirlerine teslim olabilirler.
Asrın gözünü
ihtiras ve kan bürümüştür;acımasız bakar.
Kirpikleri adeta pençe kesilmiştir eline geçirdiğini kendine ram eder.
Bu asrın tuzağına düşen kişi
kendisini hür sanır.
Asrın elinden zehir içmiştirde hala kendini diri zanneder.
Toplum fidanının Âb-ı hayatı sensin
Ümmetin emanetini koruyan muhafız sensin.
Fıtratındaki ulvi hasletleri aklınla keşfet.
Hazret-i Fatıma
senin için bir nümunedir
ondan gözünü ve gönlünü ayırma.
Ta ki
senin dalında bir hüsüeyin meyvesi versin; gülistan
eski mevsimi getirsin.







